sasdsad
sponsor reklam

20 Dakika 1.Bölüm Reyting Sonuçları

20 dakika 1.bolum reytingleri
20 dakika 1.bolum reytingleri

20 Dakika 1 Ocak 1.bölüm reyting sonuçları.


20 Dakika dizisinin 1.bölümü reyting rekorları kırması bekleniyor.Bakalım 1 ocak 2013 salı günü reyting sonuçlarında birinci sırayı kim alıcak.En büyük adaylardan olan Benim için üzülme dizisini geçebilcek mi ?20 dakika dizisi , Tuba büyüküstün ile reyting rekorları kırabilecek mi ?

20 dakika dizisi 1 ocak 1.bölüm 2013 sali reyting sonuçları şöyle.

01.01.2013 SBT TOP100 TUM KISILER
SIRA PROGRAM ADI KANAL BASLANGIÇ SÜRE AMR% SHR
1 BENİM İÇİN ÜZÜLME ATV 20:59:15 01:46:42 9,4 21,79
2 ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ KANAL D 19:57:25 01:41:06 7,64 17,49
3 SEKSENLER TRT 1 20:45:27 01:52:43 5,9 13,43
4 ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ (TKR) KANAL D 22:06:20 01:39:23 5,72 15,05
5 KANAL D HABER KANAL D 19:00:01 00:44:45 5,68 13,96
6 20 DAKİKA STAR TV 19:57:49 01:41:16 5,09 11,69
7 ARKA SOKAKLAR (TKR) KANAL D 16:52:51 01:38:32 5,08 13,9
Devamını oku…

Yeni yilda yeni dizi 20 dakika 1.bölüm izle

yenil yil dizisi 20 dakika
yenil yil dizisi 20 dakika

Yeni yılda yeni dizi 20 dakika 1.bölüm izle.


Yenil yılda 1.bölüm ile başlıyacak olan 20 dakika dizisi reyting rekorları kırması bekleniyor.Yeni yıl 2013'de bize armağan tadında bir dizi olucak 20 dakika dizisi , sinema film tarzında bir dizi olucak.Tuba Büyüküstün tekrar ekranlara dönmesi ile , herkes 20 dakika dizisi gününü iple çekti ve dizinin başlamasına 1 gün kaldı.

Tuba büyüküstün1 ocak 2013 yeni yılın ilk gününde 20 dakika dizisinin 1.bölüm ile izleme şansımız olucak.Aksiyon'u hiç düşmeyecek olan 20 dakika dizimiz her salı ekranlarda onu bekliyor olucağız.

20 dakika fan sitemiz ile dizinin 1.bölüm1 ocak salı günü sitemizden HD kalitesinde tek parça olarak izleme şansı bulucaksınız.

Bizi takip etmeye devam ediniz. www.20dakikadizisi.org ekibi.
Devamını oku…

20 Dakika Görüntü Yönetmeni Yon Thomas oldu

20 dakika Yon Thomas
20 dakika Yon Thomas 


20 Dakika Dizisi Görüntü Yönetmeni Yon Thomas kimdir?


1 ocak salı günü başlıyacak olan 20 dakika dizisi , kalitesinden ödün vermiyor.20 Dakika dizisi 1.bölüm görüntü yönetmenliğini Yon Thomas üstlendi.Daha öncede Suskunlar dizisinin görüntü yönetmenliğini yapan usta isim Yon Thomas,bu seferde 20 dakika dizisinde yapıcak.

Kerem Çatay , her konuda üst sınıf olmasını istediği 20 dakika dizisinde , yönetmen koltuğunuda en iyisini seçti.Yon Thomas ile 20 dakika dizisi başarılarına başarı katacağından şüphemiz yok.

Yon Thomas , bir çok yabancı dizilerin görüntü yönetmenliğini yapmıştır.Başarıları anlatılmayacak kadar çok olan usta yönetmen , türkiyede çalıştığı için çok mutlu.

Devamını oku…

Kerem Deren ve Pınar Bulut Diziyi Anlatiyor

20 dakika pinar bulut ve kerem deren
20 dakika pinar bulut ve kerem deren

Kerem Deren ve Pınar Bulut 20 Dakika Dizisini anlatıyor.


Gece gündüz programına konuk olan 20 dakika dizisi senaristleri ve yazarları Kerem Deren ve Pınar bulut, dizi hakkinda izleyenlere ipuçlarında bulundular.20 dakika dizisi konusu ve müzikleri hakkında konuştular.

20 dakika dizisinin müziklerini yapan Toygar Işıklı ve dizinin müziklerini anlatan Kerem Deren ve Pınar bulut çok çarpıcı cümleler söylediler.Sözü fazla uzatmadan 20 dakikayı anlatan Kerem Deren ve Pınar bulut'un gece gündüz programındaki video izleyebilirsiniz.


Video'da geçen konuşmalar ve sözler buyrun;

Kerem Deren: 20 Dakika‘nın bir temel sorusu var. Oda sisteme, bizim hakkımızda verilen bir hükme, bireyin karşı çıkma şansı var mı? Hem bizim ülkemizde hem de genel olarak toplumda… Bir insanın masumiyetine ve suçsuzluğuna kim karar veriyor? İlk başta bizim ana karakterlerimiz içinde bir temel soru bu. Ama diğer karakterlerimizde yan hikayelerinde aynı soruyu soruyorlar. Bir insanın masum yada suçlu olduğuna kim karar veriyor?

Tuba Büyüküstün ve İlker Aksum
Dizide ki karakterlere de değinen senaristler özellikle Ali’nin (İlker Aksum) değişim sürecine değiniyorlar…

Pınar Bulut: Dizide önemli olan Ali’nin geçirdiği dönüşüm. Bizi yazar olarak keyiflendiren de o. Sıradan bir adamın bir kadına aşık olarak, o aşk için ne kadar sıradışı hale gelebileceğini anlatamaya çalışıyoruz. Ne kadar ileri gidebilir? O yüzden sınırları zorlayan tarafı üstünden önemli. Bir kadının masumiyeti neye bağlaıdır? Ne yapmış olduğuna mı? Yoksa onun doğasına mı, kim olduğuna mı? Ali zaten sadece bununla ilgileniyor. O yüzden masumiyet ve sınırar karakterler üstünden bizi ilgilendiriyor.

İlker Aksum ve Tuba Büyüküstün’ün varlıklarına ve diziyi katıklarına da değinen senaristler konu ile ilgili şunları söylediler.

Kerem Deren: Onların ne kadar ileri gideceğini ya da ne çıkaracağını bilememek. Asıl entresan ve güzel olan o. Çünkü siz bir şey yazıyorsunuz ama tahmin etmediğiniz bir şey çıkıyorsa ortaya o zaman iyi oyunculuk var ortada. İşlerimizde biz buna ara sıra rastlıyoruz. Mesela bir sahne yazıyoruz. Sahneyi çok beğeniyoruz ve öğle farklı bir şekilde oynuyorlar ki “hiç düşümedik biz bunu” diyoruz. O mesela bize ufuk açıyor.


Tuba Büyüküstün ve İlker Aksum
20 Dakika dizisini 30 bölüm olarak tasarlayan Kerem Deren ve Pınar Bulut, bu dizinin sakız gibi uzamayacağına değindiler.

Kerem Deren: 20 Dakika dizisi fazla sürmeyecek. Bizim hesabımız 30 bölüm yazmak. Bizim böyle bir hesabımız var. Herkesin hesabı böyle mi çıkar bilmiyorum.

Pınar Bulut: İlk defa yaptığımız bir şey bu. Yazar olarak bizi çok rahatlatan bir şey. Yani sona dahir tasarruflarımız var. Demek ki bunları gerçekleştireceğiz. Böyle bir şansı önceden bilmek büyük rahatlık.

Kerem Deren: Sona doğru giden bir hikaye yazmak her hangi bir edebi iş içinde , hem doğrusu hem de işin güzelleşmesi için gerek. Sona doğru giderken bir şeyler ortaya çıkacak ve bunu bilirseniz o zaman iyi bir şey çıkaracaksınız demek. Sonunu bilmediğiniz bir işi yükseltmeniz neredeyse imkansız.

Dizilerini başkaları ile izlerken neler hissetikleri sorusuna Pınar Bulut “Gözlem yapmak için önemli” diyor.

Pınar Bulut: Diziyi dün gece ilk izleme şansımız oldu. Dün gece daha kurumsal bir ortamda olduğumuz için insanları fazla süzmedim ama biriyle birlikte izliyorsam, zamanın yarısı yanımdakini gözlemek ile geçiyor. Yazarken benim gözümü dolduran “tam o anı tutturabilmiş miyim. O anda bir tepki veriyor mu? “ gibi sorular sorarım. Mimikleri okumaya çalışırım sürekli.

Dizinin denge unsurunu içinde barındıran bir aksiyon olduğunu vurgulayan ikili 20 Dakika ile ilgili şunları söylediler.

Pınar Bulut: Denge “20 Dakika” dizisi için anahtar kelime . Onu tutturmanın derdindeyiz. Ama bol aksiyonu olan bir hikaye bu. Onu duygusal çatışmalarla, aksiyonlarla anlatmayı hedefliyoruz.

İkili eski ekip arkadaşlarından 2 isme dikkat çekiyor.

Pınar Bulut dizide Suskunlar‘ın görüntü yönetmeni Yon Thomas ile çalışıyoruz. Daha önceden Suskunlar‘ın 1. bölümünü birlikte çekmiştik ve çok güzel sonuç almıştık. Dün akşam izlediğim ilk bölümde de benzer bir netice var zaten. Bu kez Yon Thomas’ın dizinin tüm bölümlerinde olmasını hedefliyoruz.

Kerem Deren: Dizinin müziklerini de Toygar Işıklı yapıyor. Toygar‘dan şaşmıyoruz.Çünkü Toygar çok yetenekli bir müzisyen. 20 Dakika dizisinde normalde alıştığımız çizgisinden çok farklı müzikler ortaya çıkardı. Çok farklı bir şey dinleyeceğiz.

Pınar Bulut: Bu işin kendine ait bir karakterleri var. Olabildiği kadar başka olmaya çalışıyoruz. Toygar’ın yaptığı bu işin karakterine göre bir müzik yapmaktı. Bunu da güzel başardı. O yüzden “çok farklı bir iş ortaya çıkarttı” diyebiliyoruz.

Devamını oku…

20 Dakika Firat Çelik Yeni Röportaji

20 dakika fırat çelik röportajı
20 dakika fırat çelik röportajı

20 Dakika Oyuncusu Fırat Çelik Çok özel Röportajı.


20 Dakika dizisinin en çok dikkat oyuncularından biri olan Fırat Çelik yani dizideki karakteri ile Komiser Ozan 'ın yeni roportajını sizlerle paylaşmak istedim.20 Dakika dizisinde Melek Halaskar'ı sorgulayacak olan Komiser Ozan , bir suçluya aşık olucak yani Melek halaskar'a.20 dakika dizisi 1 OCAK 2013 SALI günü Star Tv ekranlarında olucak.


FIRAT ÇELİK ÇOK ÖZEL RÖPORTAJI.


Marlon Brondo kitabında zihninde kalan ilk kareyi anlatır. Pek, ben sana hayatının karesini sorsam...

5 yaşındayım. Oturduğumda ayaklarım yere bile değmiyor. Babam Almanya'da, annem, ablalarım, kız kardeşim ve ben trendeyiz. İspanya'ya gidiyoruz. O kare hayatımın en önemli anıdır.

Neden?

Detaya girmeyeceğim. Ama annemle bakışmamız, ablamın elimi tutması anını hiç unutamayacağım. Çünkü biz eski hayattan yepyeni bir hayata başladık.

Almanya'da doğmuşsun, sonra Türkiye'ye gelmişsiniz. Son olarak da Paris'e yerleşmişsiniz. Senin Avrupai bir tipin var. Paris'te bu sana avantaj sağladı mı?

Ailem çok zorluk çekti ama senin sediğin gibi ben tipim nedeniyle hiç zorluk çekmedim. Hatta tiyatro camiasının içine girdiğimde herkes bana "Adın Fırat Çelik ve sen bu isimle nasıl bu küçücük camiaya girdin" dedi.

Delikanlılık dönemlerinde aklında hiç oyunculuk yokmuş ama adam olacak çocuk kendini hiç mi belli etmedi?

Oyuncu olmak gibi bir hedefim yoktu. Ama çocukken "Bakın ben bir şey yapacağım ve hepiniz güleceksiniz" diye ortaya atılırdım. Ön planda olmak isterdim. Ama onun oyunculuk olduğunu bilmiyorudm. O nedenle barmenlik de yaptım, modellik de... Ama mutlu olmamadım. Bir gün arkadaşlarım "Tiyatro yapsana" dediler. Ben de can sıkıntımı gidermek için kursa başladım. Ama hayatımı yönetmen Thierry Harcourt değiştirdi.

Aynı mahallede oturuyormuşsunuz...

Evet ama ben yönetmen olduğunu bilmiyordum. Selamlaşıyorduk ama bir gün "sen ne iş yapıyorsun?" dedi. Ben de "Oyuncu olmayı deniyorum" cevabını verdim. Bana "Burada bir yanlış var. Ya oyuncusundur ya da deneme. Ben senin gözlerine baktığımda yaşanmışlık görüyorum ama sen her şeyi saklayıp bize artistlik yapmaya çalışıyorsun. 20 yaşındasın, mavi gözlüsün. Kızlar seni beğeniyor. Ama kendini tanımıyorsun" dedi. 

O anda ne hissettin?

Hayatımı bilmemesine rağmen çok özel bir şey söyledi. O adam hayatımı değiştirdi. Bana projesinden bahsetmedi. 1.5 yıl boyunca benim üzerime çalıştık. Düşün Oya, bir adam geldi bana elini uzattı ve ben de cesurca elini tuttum. Hangi projede oynayacağımı bilmeden çalıştık. Dünyada ilk kez 'Otormatik Portakal' tiyatroya aktarıldı. Prömiyere Kevin Spacey bile geldi. Öyle bir şey yaşadım ki, inanılır gibi değildi. Eskiden barmenlik yapıyordum, şimdi Kevin Spacey'nin karşısında karakter canlandırdım. 

1.5 senelik çalışmanızda kendini bulma yolculuğun nasıldı?

Benim için önemli olan 2- 5 yaşları arasındaki Fırat'ı bulmaktı. Onu bulduktan sonra hayatım kolaylaştı. Ondan sonra anne-babamdan ayrıldım. Çünkü Fırat olmam gerekti. Ama sancılı bir süreçti. Tanımadığın bir insana özel hayatını anlatmakzordu. Hiç tanımadığın birinin karşısında duygusal anlamda çırılçıplak kalıyorsun. Bu korkunç bir şey. Ama sahnede de seyirci karşısında çırılçıplak olman lazım.

Sonra 'Welcome' diye bir filmde oynuyorsun ve İstanbul Film Festivali'ne geliyorsun. Bir anda hayatın değişiyor...

O da büyülü bir filmdi. Bir Türk karakter vardı. Ama ben Türkçe bilmiyordum. İstanbul'a festivale geldim ve Çağan ırmak izlemiş beni. Most Production'ı arayıp "Siz bir proje hazırlıyorsunuz. Şu anda karşımda bir çocuk var. Kim olduğunu bilmiyorum ama tip olarak sizin karakterinize çok uygun" demiş. Ben hiçbir şey bilmeden Fransa'ya döndüm. 10 gün sonra bana telefon edip "İstanbul'a gelir misiniz. Bir teklifimiz var" dediler. Kış Masalı ve Türkiye maceram böyle başladı.

Fransa'da tiyatro ve sinemada iyi kariyer yapmaya başlamışken Türkiye'ye gelmen ilginç. Sen bir maceraperest misin yoksa bu bir kaçış mıydı?

Maceraperestim. Ama Avrupa sisteminden sıkılmış da olabilirim. Kendime ben de anlam veremiyorum. Sadece "Ben gitmek istiyorum" dedim ve üzerine düşünmedim. Ben rüzgarın beni götürdüğü yere giderim. Beş sene sonra başka bir yerde olabilirim.

'Kış Masalı'na geldin ama ömrü kısa sürdü. "Ne yaptın ben" demedin mi?

Bazı şeylerde tecrübesizdim. Yeni bir ülke, yeni dil ve kendimi teslim ettim. Ben projeyi iki sene sürecek diye biliyordum. 11 bölümde bitince tabii ki "Ne yaptım ben" dedim. Ama Türkçe'mi geliştirdim. Ama dizi bitince Paris'e döndüm ve anneme "Yapamayacağım" dedim. 8 ay kaldım. Kısacası gelir gelmez piyasanın içine girdim. Orada her şeyi, o tabloyu gördüm.

O nasıl bir tablo?

Kaos var. Ben o kaosun içinden çıkıp olgunlaştım. Paris'te alıştığımız bir hayat var. Her şey elinizin altında ve hayatı siz kontrol ediyorsunuz. Yeni bir ülkeye geldiğinizde elinizde hiçbir şey kalmıyor. Bu çok zor bir şey. Ben o kaosun içine ani girip ani çıktım. Çok hızlı geçti her şey. O nedenle her rengi, her insanı da gördüm. Neyin doğru olduğunu, kiminle çalışmak istediğimi biliyorum. Bir de kurtlar sofrası olan bir camianın içine girmek de zordu. Artık kimse beni kandıramaz. Kimse beni şaşırtamaz. Şimdi tabloyu uzaktan izlemeyi seviyorum. Seyiciyim. Mesleğim olduğu için bazen mecburen giriyorum ama alacağımı alıp koşar adım çıkıyorum.

Seni Paris'ten ne döndürdü?

Kerem Çatay aradı ve 'Fatmagül'ün Suçu Ne' için döndüm. Dizi bitince tekrar Paris'e ailemin yanına gittim.

'20 Dakika' teklifi geldi?

Menajerim "Ay Yapım, '20 Dakika' diye bir projeye başlıyor. Haberin olsun, çok fazla uzaklaşma" diye mesaj attı. Ay Yapım için oyuncu seçimi çok önemli. O nedenle çok vakit alır. Farmagül'de de çok iyi bir oyuncu seçimi yapmışlardı. Benim oynayacağım kesin değildi. Sonra benim olduğum belli oldu.

Bu defa bir cinayet büro elemanı olan komiser Ozan'ı oynuyorsunuz. Behzat amirime rakip mi bu Ozan?

O tarzda bir adam değil. Daha sakin, kendinden emin, mesleğine âşık bir adam. Özel hayatına bir süre girmeyeceğiz. Bu rol için cinayet büroya gittim. Upuzun bir soru listesi hazırladım. Üç gün sorularıma cevap verdim. O görüşmelerden sonra karakter kafamda netleşti. Tatlı, sert bir başkomserle tanıştım. Onu gözlemek iyi geldi.

Set başlayalı dört hafta oldu. Bu sezon yayınlanmadan yayından kaldırılan diziler bile oldu. Peki, 20 Dakika bize ne vaat ediyor?

Çok iyi bir iş geliyor. Kerem Deren ve Pınar Bulut çok iyi yazmışlar. İlk üç bölümü okuduğumda nasıl bittiğini anlamadım. Benim için iyi bir işte olmak çok önemli. Ozan karakteri de şahane yazılmış.

Fırat, artık biraz aşk konuşalım diyorum. 

Aşk diye bir şey yok. Çalışıyorum.

Bizler Yeşilçam filmleriyle büyümüş, aşkı Kadir İnanır ve Türkan Şoray'ın yaşadığı gibi zanneden çocuklarız. Ama bugünün aşkları izlediklerimziden farklı değil mi?

Hayat ve jenerasyon değişti. Her şeyin suyunu çıkardık. Her şeyi çabuk tükettik ama bu bizim suçumuz değil. Sistem bunu dayattı. Bence artık herkes mutsuz. Duygusuz ilişkiler yumağı yaşanıyor. İlişki ve aşk konusunda geçmişe dönmemiz lazım. Duygularımızı yaşayamıyoruz. Şimdi moda geriye dönüş. Aşkta da eski romantik aşklar moda olacak. Sokakta aşkla el ele tutuşan insanlar göremedik. Sistemin dışında kalınca da marjinal oluyorsun.


Beren de Tuba da kaprissiz

- Epeyce kaslanmışsın. Şimdi kaslı ve kendine bakan oyuncu modası var değil mi?

Oyuncu vücuduyla değil, mesleğiyle para kazanır. Açıkçası benim ekranda izlediğim oyuncunun görüntüsü umrunda bile değil, çünkü bana nasıl duygu geçirdiği önemli. Ama bu sektörün içind eolan ve bu kadar yoğun çalışma şartlarının içind eolan biri olarak kenime bakmalıyım. Çünkü mesleğimi uzun yıllar yapmak istiyorum. O yüzden spor yapıyorum, sigara içmiyorum, beslenmeme dikkat ediyorum.

- Türkiye'de Beren Saat ve Tuba Büyüksütün dendi mi akan sular durur. İki önemli kadın oyuncuyla da rol aldın. İkisini kıyaslasan ortaya ne çıkar?

Beren'i çok iyi tanıyorum. Onunla iki sene çalıştım. Ayrıca dışarıda da görüştüğüm ve çok sevdiğim bir arkadaşım. Tuba ile yeni çalışmaya başladık. Ama onu da çok sevdim. Ben çok şanslıyım. Yaptığımız iş zaten çok zor. O nedenle sette de kaprissiz insanlarla çalışınca hayat kolaylaşıyor. Bu sette herkes arkadaş, dost. Sıfır kapris var. Fatmagül'de de öyleydi. Beren de kaprissizdi. Kısacası Beren de, Tuba da kaprissizler.



Hayatın ritmine uyum sağlıyorum

- Müzikle aran nasıl?

Gitar, bateri ve perküsyon çalıyorum, beste yapıyorum. Bunlar hobilerim. Hayat çok hızlı akıyor. Oyuncunun da her zaman her şeyden haberi olması gerekiyor. Sürekli kendini geliştirmen lazım.

- Müziğin rol çıkarırken faydası oluyor mu?

Kesinlikle. Çünkü hayat bir ritim. Bir karakteri çıkarırken de ritmini bulmak beni gerisini inşa etmek konusunda rahatlatıyor. Mesela '20 Dakika'daki komiser Ozan için bulduğum ritim hız. O hızlı yürüyüp, sakin olan bir adam olacak. Benim ritmim iyi olduğu için dili de kolay öğrendim. İnsan ilişkilerimi de ritme göre kurarım. Karşımdaki insanın ritmine uyum sağlarım.

- Şu sıralar nereye gitsem seni görüyorum ve etrafında hep çok insan var, ilgi odağısın...

Bu enerjiyle alakalı bir şey. Çünkü genelde insanlar negatif bakıyor. Pozitif bir insan görüklerinde de gözleri açılıyor. "Bu çocuk da ne var?" diyorlar. Bence insanlar çift kimlikle yaşıyor ama ben tek kimlikle yaşıyorum. İçim de dışım da bir.


Fırat Çelik Röportajı için Oya DOGAN'a teşekkürlerimizi borç biliriz.
Devamını oku…

20 Dakika Toygar Işıklı Jenerik Müzigi dinle

20 dakika jenerik müzigi
20 dakika jenerik müzigi

20 Dakika Dizisi Toygar Işıklı Jenerik Müziği


20 Dakika Dizisinde en çok merak edinlenlerden bir konuda Jenerik müziği.Daha henüz 20 dakika dizisi jenerik Müziği yayınlanmadı.Fakat Toygar Işıklı Resmi Twitter hesabın'dan 20 dakika müzikleri hakkında bizlere bir kaç ip ucu verdi.Toygar ışıklı 20 dakika dizisi müziklerinde , bir iki küçük yer dışında yaylı enstrümanlar bulunmadığını söyledi.

Toygar ışıklı ayrıca , 20 dakika dizisi müziklerinin alışı dışık olduğunu,ve alışmamız biraz zaman alcağını söyledi.Benim düşüncem Toygar Işıklı Dizi müziklerinde birincilik koltuğunu hiç bırakmamış,türkiyenin kazandığı en iyi sanatçılardan biri olduğunu düşünüyorum.Ve 20 dakika dizisinin müziklerinin ne kadar alışı dışıkda olsa kesin çok hoşumuza gideceğini düşünüyorum.

Toygar Işıklıya Müzik hayatında başarılar diliyoruz.


Devamını oku…
Sponsor : Yeşilçay Design
Copyright © 2016. Yeşilçay Design - Tüm Hakları Saklıdır.
Blog News Template Yeşilçay Design Tarafından Yapılmıştır.
powered by Blogger